Balık Niye Mavi Tahtada Kesilir? (Ve Bizim Hâlâ Bunu Çözmeye Çalışmamız)
Evet, bildiğiniz gibi balık mavi tahtada kesilir. Bu kadar basit! Ama bir dakika… gerçekten mi? Yani, balığın rengini geçtim, mavi tahta meselesi ne? Herkesin kafasında aynı soru var: “Neden bu balığı mavi tahtada kesiyoruz?” İşte bu yazı, bu soruya yanıt ararken karşınıza çıkacak; komik anekdotlarla, garip düşüncelerle, belki de biraz kendimle dalga geçerek. Ama tam olarak cevabını bulana kadar durmayacağım, çünkü bazen hayat, bir balığı doğru kesmenin derinliğini anlamak gibi bir şey!
Mavi Tahta, Balık ve Ben: Küçük Bir Hikâye
İzmir’de yaşayan biri olarak, balıkla ilgili meseleler tam anlamıyla iç içe geçmiş bir hal alıyor. Bir balıkçı restoranında bir öğle yemeği yemiştim. Herkes gayet rahat, masalar şık, garsonlar hızlı, ama bir şey vardı… Balığı mavi tahtada kesiyorlardı! Hani böyle, bir garip ama bir o kadar da doğru hissettiren bir şey. Nereden baksan, balığın o mavi tahta üzerinde nasıl canlandığını hayal etmek bile insanı şaşırtıyor. Ama nedir bu mavi tahta?
Ben de o an bir soru sordum kendime: “Ya mavi tahta balığın özgürlük alanı mı?” Hani balık, belki de sadece orada rahat kesiliyor, kafasını rahatça bırakıyor ve yaprak gibi havada süzülen kesiklerin içindeki huzuru buluyor. Kim bilir? Yani öyle ya da böyle, mavi tahtada kesilen balık, sıradan bir tahta üzerinde kesilen balıktan daha farklı olmalı.
Mavi Tahta: Bir Psikolojik Boyut
Tamam, mavi tahta meselesi de nedir diyebilirsiniz. Hadi gelin, bunu biraz daha açalım. Mavi rengi ilk duyduğumuzda hepimizin aklına sakinlik gelir. Bunu öğrendim ki; renklerin insan psikolojisi üzerindeki etkisi, bazen düşündüğümüzden çok daha derindir. Mavi, güveni, huzuru ve denizin derinliklerini çağrıştırır. Belki de balık, o mavi tahta üzerinde kesildiğinde bir anlamda kendi denizini hissediyor. Belki de balığın bu şekilde kesilmesi, bir tür deniz meditasyonu gibi. Ben bunu düşündükçe balığın psikolojisini çok ciddiye alır oldum, orada bir şey var!
—
(Bir Diyalog)
Ben: “Biliyor musun, balık mavi tahtada kesilince daha huzurlu oluyor gibi hissediyorum.”
Arkadaşım: “Hadi ya, ne demek o? Balığın ne huzuru? Kesiyorsun işte.”
Ben: “Ya ne bileyim, belki de mavi tahta balığı sakinleştiriyor. Hem zaten insanlar da mavi rengi sakinleştirici buluyor, balıklar da öyle.”
Arkadaşım: “Yani sen şimdi balıkların ruh halini düşündüğüne göre, artık başka bir noktadasın. Gerçekten bir balık terapisti olabilirsin.”
—
Şehir Hayatında Balık Kesmek: Bir Mavi Tahta Efsanesi
Şimdi düşündüm de, İzmir gibi denizle iç içe bir şehirde yaşarken, balık kesmenin o kadar da sıradan bir şey olmaması gerektiğini düşünüyorum. Balığın her anında bir ritüel olmalı. Bu kadar gündelik bir işi bile bir anlam arayarak yapmalıyız. Bu yüzden mavi tahtanın bu işin içinde olduğu bir anlam aranması gayet mantıklı.
Bir gün bu konu üzerine düşündüğümde şunu fark ettim: Hadi diyelim ki bir de kırmızı tahta olsaydı. Nasıl olurdu? Herkes böyle bir garip olurdu değil mi? Kırmızı biraz fazla keskin, biraz fazla vurucu. Mavi ise yumuşak, dingin ve bir deniz yolculuğu gibi. Kırmızı tahta üzerinde kesilen balığın kendisini kaybetmesi işten bile olmazdı!
Yani balıkların kesilme süreçleri de, tıpkı hayatımızdaki zor anlar gibi, huzurlu bir ortamda yapılmalı. Mavi tahta bu yüzden doğru seçim olabilir. Ama bir şey var, gerçekten bu kadar basit mi? Mavi tahta sadece bir şeyleri kesmek için değil, bir ritüel gibi de işliyor olabilir.
—
(Bir İç Ses)
“Beni niye kesiyorsunuz? Ne oluyor, nereye gidiyorum? Ve bu tahta neden mavi? Balık gibi hissetmiyorum ki!”
—
Balık ve İnsan: Bir Bağlantı
Bazen bir şeyin tam anlamıyla neden olduğunu bilmeden bile yaparız. Mavi tahtada balık kesmek de böyle bir şey. Belki hepimiz de zaman zaman mavi tahtada kesilmek, günlük hayatın sert keskin hatlarından uzaklaşmak istiyoruz. Kim bilir? Balık kesmenin de aslında bir “doğa”yla uyum sağlama çabası olduğunu düşünebiliriz.
—
(Yine Bir Diyalog)
Arkadaşım: “Yani gerçekten, bu kadar kafanı mı taktın? Mavi tahta, balık kesmenin eski bir geleneği olabilir.”
Ben: “Yok, sen anlamadın. Mavi tahta derken, sadece balığı değil, hayatı da kesiyoruz. Kesmenin hikâyesini bulmamız lazım.”
—
Sonuç: Mavi Tahta Üzerinde Bir Dünya
Sonuç olarak, balık niye mavi tahtada kesilir sorusunun net bir cevabı yok aslında. Ama bu yazıyı yazarken düşündüm ki; belki de balık, mavi tahtada gerçekten de daha huzurlu bir şekilde kesiliyordur. Kimseye zarar vermeyen bu garip gelenek, aslında bir huzur arayışı olabilir. Belki de bizler, tıpkı balık gibi, bazen bir tahta üzerinde kesilmeyi ve huzuru bulmayı istiyoruz.
İzmir’de, bir balıkçıda otururken, bu meseleleri düşünmek bile çok keyifli oldu. Sonuçta hayatta bazen soruların cevaplarını bulmak değil, o soruları kendimizce eğlenceli bir hale getirmek önemli. Çünkü her şey mavi tahtada kesilirken, iç sesimizin sesini duymak, bazen en değerli şey.
Balığı kesmenin tek bir doğru yolu yok ama sanırım mavi tahtada kesmek, hem balığın hem de bizim huzurumuz için en iyisi!