Agaoglugida sayfasına hoş geldiniz! “DeFacto bir Türk markası mıdır” hakkında hazırladığımız bu özel içeriğin tadını çıkarın.
DeFacto Bir Türk Markası Mıdır? Gardıroptan Çıkan Kültürel Bir Merak Hikâyesi
Geçenlerde İzmir’de bir kafede arkadaşlarla oturmuş, hayatın anlamını tartışıyorduk. Aslında tartıştığımız şey hayatın anlamı değildi. Daha çok “Bu ay maaş nereye gitti?” sorusunun felsefi boyutuydu. Her zamanki gibi ben de masanın en çok konuşanıydım. Dışarıdan bakınca her şeye espri yapan, rahat bir insan gibi görünürüm ama içimde sürekli küçük bir muhasebeci yaşar.
“Geçen ay aldığım tişört gerçekten gerekli miydi?” diye sorar.
Ben de ona cevap veririm:
“Dolabımda 17 tane siyah tişört var ama bu farklıydı.”
İç sesim hemen devreye girer:
“Farkı ne?”
“Bilmiyorum ama farklıydı.”
İşte insan bazen böyle garip bir canlı. Dolabında aynı renkten onlarca parça tutar ama yeni bir kıyafet alınca kendini hayatını düzene sokmuş gibi hisseder. Bu noktada birçok kişinin aklına gelen markalardan biri de DeFacto oluyor. Peki gerçekten merak edilen soru şu: DeFacto bir Türk markası mıdır?
Cevap kısa: Evet, DeFacto bir Türk markasıdır.
Ama bu kısa cevabın arkasında oldukça uzun, ilginç ve biraz da bizim günlük hayatımıza benzeyen bir hikâye var.
DeFacto’nun Türk Markası Olarak Yolculuğu
DeFacto, Türkiye’de kurulmuş bir hazır giyim markasıdır. Marka, 2003 yılında İstanbul merkezli olarak faaliyetlerine başladı. İlk zamanlarında Türkiye’de uygun fiyatlı ve günlük kullanıma uygun kıyafet seçenekleri sunarak büyümeye başladı.
Yani DeFacto’nun hikâyesi biraz mahalledeki çalışkan çocuğa benziyor. İlk başta kimse onun dünyanın farklı yerlerinde tanınacağını tahmin etmiyor olabilir ama o sessiz sessiz çalışıyor, kendini geliştiriyor ve bir gün herkes “Bu çocuk bayağı yol almış” demeye başlıyor.
Benim çocukluk hâlim de biraz böyleydi. İlkokulda öğretmen “Bu kadar konuşan bir çocuk nasıl başarılı olacak?” diye düşünmüş olabilir. Yıllar sonra hâlâ çok konuşuyorum ama en azından artık toplantılarda söz istemeyi öğrendim.
DeFacto da zaman içinde sadece Türkiye’de değil, farklı ülkelerde de mağazaları bulunan uluslararası bir marka hâline geldi.
“Türk Markası” Olmak Ne Anlama Geliyor?
Bazen bir markanın başka ülkelerde mağazalarının olması insanlarda küçük bir kafa karışıklığı oluşturabiliyor.
Mesela bir arkadaşım geçen gün şöyle dedi:
“DeFacto yabancı marka gibi duruyor.”
Neden?
“İsmi yabancı gibi.”
İşte burada biraz gülüyoruz. Çünkü biz bazen bir markanın adına bakıp hemen karar verebiliyoruz.
İngilizce bir isim görünce:
“Kesin yabancı.”
Türkçe bir isim görünce:
“Kesin yerli.”
diyoruz.
Oysa dünyada birçok marka farklı dillerden isimler kullanabiliyor. Markanın ismi değil, nerede kurulduğu, kime ait olduğu ve hangi ülkeden çıktığı daha önemli.
DeFacto da ismiyle modern ve global bir hava taşısa da köken olarak Türkiye’den çıkan bir markadır.
İzmir’de Bir Gün ve DeFacto Muhabbeti
İzmir’de yaşayan biri olarak kıyafet alışverişlerinin ayrı bir sosyal tarafı olduğunu söyleyebilirim. Çünkü İzmir’de insan sadece kıyafet almaya gitmez.
Biraz gezer.
Biraz kahve içer.
Biraz vitrinlere bakar.
Biraz da “Ben aslında hiçbir şey almayacağım” deyip elinde poşetle eve döner.
Geçen yaz arkadaşlarımla alışveriş merkezine gittik.
Arkadaşım:
“Bugün sadece bakacağız.”
dedi.
Bu cümle alışveriş dünyasının en büyük yalanlarından biridir.
Ben bunu duyunca içimden şöyle dedim:
“Tamam, ben de sadece bakacağım. Zaten dolabımda kıyafet koyacak yer kalmadı.”
Yarım saat sonra elimizde birkaç poşet vardı.
Arkadaşım:
“Bunları gerçekten alacak mıydın?”
Ben:
“Hayır.”
“Peki neden aldın?”
“Bilmiyorum. Kabinde üzerime yakıştı.”
İnsan bazen mantığıyla değil, aynadaki beş saniyelik mutlulukla karar veriyor.
DeFacto gibi markaların geniş kitlelere ulaşmasının nedenlerinden biri de burada ortaya çıkıyor. Günlük yaşamda rahat kullanılabilecek, farklı yaş gruplarına hitap eden ve ulaşılabilir seçenekler sunması.
DeFacto Neden Bu Kadar Tanındı?
Bir markanın büyümesi sadece ürün satmakla gerçekleşmiyor. İnsanların hayatına dokunması gerekiyor.
Sabah işe giderken giydiğiniz gömlek,
Üniversitede arkadaş buluşmasına giderken seçtiğiniz sweatshirt,
Hafta sonu kahve içerken üzerinizde olan rahat kıyafet…
Bunların hepsi markayla kurulan küçük bağlantılar oluşturuyor.
Kıyafetler aslında biraz anı biriktiriyor.
Dolabımı açtığımda bazı tişörtlerin bana geçmişteki hâlimi hatırlattığını fark ediyorum.
Bir tişört var mesela.
Eskiden çok severek almışım.
Şimdi bakıyorum.
“Ben bunu neden almışım?”
diye soruyorum.
Sonra iç sesim cevap veriyor:
“Çünkü o zamanlar modaydı.”
“Peki şimdi?”
“Şimdi nostaljik.”
İnsan kendi eski kıyafetlerini bile savunabiliyor. Garip ama gerçek.
DeFacto’nun Global Bir Türk Markası Olması
DeFacto bugün Türkiye sınırlarını aşarak farklı ülkelerde faaliyet gösteren markalardan biridir. Bu durum, Türkiye’den çıkan markaların uluslararası alanda kendine yer bulabileceğini gösteren örneklerden biri olarak değerlendirilebilir.
Bir zamanlar Türkiye’de kurulan bir markanın başka ülkelerde insanların dolabına girmesi aslında güzel bir hikâye.
Düşünsenize…
Bir ülkede tasarlanan bir ürün, binlerce kilometre uzakta başka birinin günlük hayatının parçası oluyor.
Belki başka bir ülkede biri aynı sweatshirtü giyip arkadaşlarıyla buluşuyor.
Belki o kişi de benim gibi sabah aynanın karşısında beş dakika düşünüyor:
“Bugün ne giysem?”
İnsanlık olarak çok büyük meselelerle uğraşıyoruz ama hepimizin ortak küçük problemi aynı:
Dolap dolu ama giyecek hiçbir şey yok.
DeFacto Hakkında Yanlış Bilinenler
Bazı insanlar markanın adından dolayı yabancı olduğunu düşünebiliyor. Ancak bu doğru değildir.
DeFacto’nun Türkiye merkezli bir marka olması, onun sadece Türkiye’ye hitap ettiği anlamına gelmez. Günümüzde birçok başarılı marka kendi ülkesinden çıkıp dünya pazarına açılıyor.
Bunu bir insanın hayatına da benzetebiliriz.
İzmir’de doğan biri İstanbul’da yaşayabilir.
Başka ülkelerde çalışabilir.
Farklı kültürlerle tanışabilir.
Ama nereden geldiği değişmez.
Markalar için de benzer bir durum söz konusu.
Moda mı, Rahatlık mı? Asıl Tartışma Burada Başlıyor
Arkadaş grubunda kıyafet konusu açılınca herkesin farklı bir fikri oluyor.
Biri:
“Önemli olan marka.”
der.
Diğeri:
“Önemli olan rahatlık.”
der.
Ben ise ikisinin arasında kalırım.
Çünkü hem güzel görünmek isterim hem de eve geldiğimde üzerimdeki kıyafeti çıkarıp rahatlamak isterim.
İç sesim yine konuşur:
“Şık olmak mı istiyorsun?”
“Evet.”
“Rahat olmak mı?”
“Evet.”
“İkisi aynı anda mümkün mü?”
“Bazen.”
“Bazen ne?”
“İndirim varsa daha mümkün.”
İşte hayatın gerçekleri.
Moda dünyasında herkes kendi tarzını arıyor. DeFacto gibi markalar da bu noktada farklı ihtiyaçlara yönelik seçenekler sunarak geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşıyor.
Sonuç: DeFacto Türk Markasıdır, Hikâyesi de Türkiye’den Çıkmıştır
Kısacası “DeFacto bir Türk markası mıdır?” sorusunun cevabı nettir: Evet, DeFacto Türkiye’de doğmuş bir Türk markasıdır.
Ancak onu ilginç yapan sadece nerede kurulduğu değildir. Asıl hikâye, bir markanın insanların günlük hayatına nasıl karıştığıdır.
Bir tişört bazen sadece tişört değildir.
Bazen ilk iş görüşmesindeki kıyafettir.
Bazen arkadaşlarla yapılan uzun sohbetlerin eşlikçisidir.
Bazen de dolabın içinde yıllarca duran ve her gördüğümüzde “Bunu neden hâlâ saklıyorum?” dedirten eski bir parçadır.
Ben hâlâ dolabımı açınca bazen gereksiz düşüncelere dalıyorum.
“Acaba bunu giymeli miyim?”
“Bunu neden aldım?”
“Bunun modası geçti mi?”
Sonra kendime gülüyorum.
Çünkü hayat zaten yeterince karmaşık.
Bazen güzel bir tişört, rahat bir pantolon ve iyi bir kahve bütün günün havasını değiştirebiliyor.
Belki de markaların başarısı tam olarak burada saklıdır.
İnsanların hayatındaki küçük anlara eşlik edebilmekte.
DeFacto’nun Türkiye’den çıkıp farklı ülkelere ulaşan hikâyesi de aslında böyle bir hikâye: Büyük hedefleri olan ama günlük hayatın küçük mutluluklarını unutmayan bir marka yolculuğu.
Bunu da Okuyun: Kebir yoğurt doğal mıdır ?