Denetim Öğeleri Nelerdir?
Bazen hayat, her şeyin kontrol altında olduğu gibi görünse de, aslında başımıza gelenleri denetleyebilecek tek şeyin kendi içimizdeki güç olduğunu fark ediyoruz. O gün, iş yerinde önemli bir sunum yapmam gerekiyordu. Birçok defa prova yaptım, her şeyi tam hazırladım. Ama bir şey eksikti, bir şey hissediyordum. O eksik şey neydi? Kontrol! O kontrol duygusunu sağlamak, işin içine denetim öğelerini yerleştirmek.
Bir Anlık Hissizlik
Saat sabah 8:30’u gösteriyordu. Kafamda sayısız düşünceyle o kadar yoğunlaşmıştım ki, adeta etrafımdaki her şey silinmiş gibiydi. Tam o anda ofisin kapısı açıldı ve müdür, “Hazır mısın?” diye sordu. Heyecanım iki katına çıkmıştı. Hemen yerimde doğruldum. Tam o an, kalbimin hızla atmaya başladığını hissettim. Kendime ne kadar güvensem de, o günü nasıl geçireceğim konusunda hala şüphelerim vardı. Sunumum için gereken tüm denetim öğelerini sağlamam gerektiğini biliyordum, ama bu zor bir süreçti.
Sadece birkaç saat önce akşam, sunumun her bir detayını gözden geçirmiştim. Gerçekten önemliydi; çünkü her şey doğru gitmeliydi. Ama şimdi birden, beynimde dalgalanan düşüncelerle, “Ya insanlar bunu nasıl alacak?” diye düşündüm. O denetim öğelerini ne kadar iyi kullanabilsem de, kontrol edemediğim bir şey vardı: Diğerlerinin düşünceleri.
Denetim Öğelerinin Gücü
Sunum başladı ve kalbim daha hızlı atmaya devam etti. Ama o an fark ettim ki, tam olarak ne yapmam gerektiğini biliyorum. Çünkü sunumda denetim öğelerinin ne kadar önemli olduğunu öğrendim. “Denetim öğeleri nelerdir?” diye sormuştum kendi kendime bir gün. Bu öğeler, aslında her şeyin dengede tutulmasında ve başarıya ulaşmada önemli faktörlerdi. Her bir detaya odaklanmak, riskleri değerlendirmek, zamanı kontrol etmek ve gerektiğinde değişiklikler yapabilmek gibi… Tüm bunlar, kontrolü elimde tutmamı sağladı. Ama o kadar zorlayıcıydı ki, bazen denetim gerçekten bir illüzyon gibi hissettirdi.
Bir adım geri attım. Derin bir nefes aldım ve sunumun başındaki ilk slayda odaklandım. İlk adımı attım: “Zamanın nasıl kullanılacağı” üzerine odaklanmak. Bu basit bir şey gibi görünse de, her şeyin nasıl akacağını belirleyen temel faktörlerden biriydi. Sonra gözlerimi salona odakladım ve izleyicilerimin ruh halini gözlemeye başladım. İşte denetim öğelerinin güçleri! Kendi içimde bir denetim sağlamak, izleyicilerle bağlantı kurmak ve onlara neyi, nasıl sunduğumu hissettirmek…
Bir anda bir şey fark ettim: Bu öğeler sadece sunumla sınırlı değildi. Bunu hayatta da uygulayabiliyordum. Hızla geçen bu birkaç dakika içinde, denetim öğelerinin yalnızca iş dünyasında değil, hayatın her alanında ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım.
Aniden Yıkılmak
Sunumun ortalarında bir şey oldu. Düşüncelerim birbirine girdi. Cümlelerim karmaşıklaştı, kalbim daha hızlı çarpmaya başladı. Kısa bir süre için her şey kontrolden çıktı gibi hissettim. O an ne hissettiğimi anlatamam. Bir yanda “Bu sunumu bitiremem!” diyen iç sesim vardı, diğer yanda ise “Hayatımda bu kadar kontrolsüz bir an hiç yaşamadım!” dediğim bir içsel çatışma yaşadım. Kafamda, her şeyin nasıl bittiğiyle ilgili türlü senaryolar dönmeye başladı.
Ama, bir şey fark ettim: Kontrol edemediğim tek şey, bu hislerdi. O an, belki de hayatın en büyük denetim öğesi olan “kabul etmek” ve “akıntıya bırakmak” gerektiğini öğrendim. Çünkü denetim sadece planlarla ilgili değildi; kendini bu kadar sıkı tutmanın da bir sınırı vardı. Bazen hayatın akışına güvenmek gerekiyordu.
Umut ve Huzur
Bir kaç saniye geçti ve sanki içimde bir şey yerini buldu. O an, tam bir denetim noktasıydı. Bir yanda başarısızlık korkusu, diğer yanda yeniden odaklanmanın gücüyle, içsel denetimimi sağladım. Sunum bitiminde salondan gelen alkışlarla birlikte, ne kadar büyük bir yükü üzerimden attığımı fark ettim. Birkaç dakika önce kendimi umutsuz hissetmiştim, şimdi ise huzurluydum.
Denetim öğelerinin sadece organizasyon ve planlama ile ilgili olmadığını fark ettim. Gerçek denetim, insanın kendi içinde olanı, eksiklikleri, zayıflıkları kabul edebilmesiydi. O an, sadece başarmak değil, aynı zamanda kendi içindeki cesareti bulmak önemliydi.
Sonuçta Ne Öğrendim?
Sunumun bitiminden sonra, belki de en büyük dersim, hayatın kontrol edilemez olduğunu kabul etmekti. Denetim öğeleri, hayatta bir denge kurmanıza yardımcı olsa da, gerçek denetim, bazen her şeyin akışına bırakılmasında gizli. Hayat da, bazen bir sunum gibi: Belirli öğelere dikkat ederek, ama her şeyin yolunda gitmeyeceğini kabul ederek. İşte bu denetim anlayışı, gerçek başarıyı getiriyor.
Bugün bir kez daha öğrendim ki, denetim öğeleri her şeyde olduğu gibi, hayatta da önemli; ama kontrolün ne zaman devredileceğini bilmek de aynı derecede önemli.