İçeriğe geç

Korunan alanlar nerelerdir ?

Şehirle Doğa Arasında Sıkıştığım Günler

Kayseri’de büyümek bana hep iki şey öğretti: bir yanda sert rüzgârı eksik olmayan bir şehir, diğer yanda o rüzgârın içinden bile kendini gösteren dağlar. 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar uyanınca nerede olduğumu değil, nereye ait olduğumu sorguluyorum. Günlüklerime baktığımda hep aynı cümleler dönüp duruyor: “İçim sıkışıyor ama nedenini bilmiyorum.”

Son zamanlarda bu sıkışmışlık duygusu daha da arttı. Şehir büyüyor, binalar yükseliyor ama içimde bir şeyler sanki küçülüyor. En çok da hafta sonları hissediyorum bunu. Herkes alışveriş merkezlerine, kafelere akarken ben bir boşluk arıyorum. O boşluk bazen Erciyes’in beyaz zirvesinde, bazen de şehrin dışında unutulmuş gibi duran sulak alanlarda beliriyor.

Erciyes’e Kaçış ve Sessizliğin İçinde Kendimi Aramak

Değerli ziyaretçiler, Agaoglugida ekibi bu yazısında “Korunan alanlar nerelerdir” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor.

Bir Cumartesi sabahı hiçbir plan yapmadan çıktım evden. İçimde sadece tek bir his vardı: uzaklaşmak. Şehir merkezinden uzaklaştıkça hava değişti, sanki nefesim açıldı.

Erciyes Dağı

uzaktan bile kendini gösteriyordu. O devasa kütle, her zamanki gibi sessiz ama baskın bir şekilde duruyordu.

Teleferiğe binmedim. Yürümeyi seçtim. Çünkü bazen insan sadece bedeniyle değil, zihniyle de tırmanmak ister. Yokuş yükseldikçe içimde bir şeylerin gevşediğini hissettim. Ama aynı zamanda başka bir şey de oldu: yalnızlık.

Yalnızlık kötü bir şey değil aslında. Sadece doğru yerinde değilse can yakıyor. O gün Erciyes’in eteklerinde yürürken bunu düşündüm. Rüzgâr yüzüme çarptıkça aklımdan tek bir soru geçiyordu: “Korunan alanlar nerelerdir?”

Bu soru o an bir ders sorusu gibi değildi. Daha çok içimden kopup gelen bir merak gibiydi. Sanki doğa bana fısıldıyordu.

Korunan Alanlar Nerelerdir? Sorusunun İçimde Uyandığı An

Korunan alanlar nerelerdir?

Bunu ilk kez küçük bir tabelada görmüştüm aslında. Bir gezi sırasında rehberin söylediği bir cümle aklımda kalmıştı: “Burası korunan alan, dokunulmaması gerekiyor.” O zaman pek önemsememiştim. Ama büyüdükçe bu kelimenin anlamı içimde genişledi.

Korunan alanlar; doğanın, canlıların ve ekosistemin insan müdahalesinden mümkün olduğunca uzak tutulduğu yerlerdi. Ama benim için artık sadece coğrafi bir tanım değildi. Bir tür sığınaktı.

İnsan bazen kendi içini koruyamıyor. Ben de öyle hissediyorum çoğu zaman. Duygularım çok kolay yıpranıyor, düşüncelerim çok hızlı dağılıyor. O yüzden “korunan alan” fikri bana tuhaf bir huzur veriyor. Sanki doğada bir yerlerde, benim içimdeki dağınıklığı toparlayan bir düzen var.

Sultan Sazlığı’nda Zamanın Yavaşladığı Gün

Bir başka gün, uzun zamandır ertelediğim bir şeyi yaptım ve şehrin güneyine doğru gittim. Yol uzadıkça içimdeki sesler azaldı. Nihayet vardığım yer

Sultan Sazlığı Milli Parkı

oldu.

Oraya ilk adım attığımda hissettiğim şey şaşkınlıktı. Çünkü beklediğimden çok daha sessizdi. Su yüzeyi neredeyse cam gibiydi. Kuş sesleri bile acele etmiyordu. Sanki her şey kendi ritminde yaşıyordu.

O an yine aynı soru geldi aklıma: Korunan alanlar nerelerdir?

Ama bu kez cevap daha netti. Burası bir korunan alandı. Sadece haritada değil, sanki zamanın içinde de korunuyordu.

Göl kenarında otururken defterimi açtım. Yazmaya başladım:

“İnsan kendi içini neden koruyamıyor? Doğa bunu nasıl başarıyor?”

Cevap bulamadım ama garip bir şekilde bu durum beni rahatsız etmedi. Çünkü bazen cevap değil, sadece var olmak yetiyor.

Şehrin Gürültüsüne Dönüş ve İçimdeki Çatışma

Kayseri’ye geri döndüğümde her şey kaldığı yerden devam ediyordu. Trafik, kalabalık, koşuşturma… Ama ben aynı değildim. Çünkü gözlerim artık sadece binaları değil, aralarındaki boşlukları da görüyordu.

Otobüste eve dönerken camdan dışarı baktım. Şehir bana biraz yabancı geldi. Sanki ben yokken her şey biraz daha sertleşmişti. İçimde küçük bir hayal kırıklığı vardı. Çünkü doğadaki o sakinliği şehirde bulamamak beni üzüyordu.

Ama aynı zamanda küçük bir umut da vardı. Çünkü artık biliyordum ki o korunan alanlar sadece uzak yerlerde değildi. Belki de insan onları fark etmeyi öğrenmeliydi.

İçimdeki Korunan Alanları Düşünmek

Gece olduğunda ışığı kapatıp yatağa uzandım. Gün boyunca zihnimde dolaşan görüntüler birbirine karıştı: Erciyes’in beyazlığı, Sultan Sazlığı’nın sessiz suyu, rüzgârın yüzüme çarpışı…

Ve yine aynı soru: Korunan alanlar nerelerdir?

Bu kez cevap dışarıda değildi. İçime bakınca fark ettim: insanın içinde de korunması gereken alanlar var. Duygular, hatıralar, kırılgan anlar… Hepsi birer korunan alan gibi.

Ben çoğu zaman bu alanları ihmal ediyorum. Kendime karşı sabırsız oluyorum. Hızlı düşünüyor, hızlı hissediyor ama yavaş iyileşiyorum. Belki de doğadan öğrenmem gereken şey bu: her şeyin kendi zamanında korunması gerektiği.

Doğa ile İnsan Arasında Kurduğum Köprü

Son haftalarda daha sık yürümeye başladım. Şehir içinde bile küçük kaçışlar yaratıyorum. Bir parkta otururken bile Sultan Sazlığı’nı hatırlıyorum. Uzaktan Erciyes’i gördüğümde içim biraz daha sakinleşiyor.

Artık “korunan alanlar nerelerdir?” sorusunu sadece bir bilgi arayışı olarak görmüyorum. Bu soru bana başka bir şey söylüyor: Ne kadarını koruyabiliyorum? Kendimden, duygularımdan, geçmişimden…

Bazen cevaplar net değil. Ama hisler net. Ve benim hislerim bana şunu söylüyor: İnsan, hem doğayı hem kendini korumayı öğrenmeden tam anlamıyla huzur bulamıyor.

“Korunan alanlar nerelerdir” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Agaoglugida ailesi olarak her zaman yanınızdayız!

Son Düşünce: Sessizliğin İçindeki Gerçek

Bugün hâlâ Kayseri’nin sokaklarında yürürken o soruyu bazen kendi kendime fısıldıyorum. Korunan alanlar nerelerdir?

Cevap artık tek bir yer değil. Erciyes’in zirvesi de olabilir, Sultan Sazlığı’nın suyu da… Ama belki en önemlisi, insanın kendi içinde sessiz bırakabildiği o kırılgan alanlar.

Ve ben o alanları kaybetmemeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki bir gün gerçekten sakin hissetmek istiyorsam, önce içimdeki doğayı korumam gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://unsur.net https://centaurajans.com.tr https://cagnak.com.tr Sitemap
grand opera bet giriş