İçeriğe geç

Sinirli’nin eş anlamlısı nedir ?

Bir Günün İçinde Birikenler

Merhaba Agaoglugida ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Sinirli’nin eş anlamlısı nedir”. Hazırsanız başlayalım!

Kayseri’nin sabahları her zaman biraz serttir. Rüzgâr yüzüme vurduğunda, içimdeki düşünceler de aynı sertlikle dağılır sanki. O gün de öyleydi. Sokakta yürürken elim cebimde, kafamda tek bir cümle dönüp duruyordu: “İnsan neden bu kadar kolay sinirlenir?”

Bunu sadece meraktan sormuyordum. İçimde bir yerlerde bir şey kopmuş gibiydi. Birkaç gün önce arkadaşım Emre ile yaşadığım tartışma hâlâ içimi kemiriyordu. O an ne söylediğimi bile tam hatırlamıyorum ama yüzündeki o kırgın ifade gözümün önünden gitmiyordu.

O gün eve dönerken aklıma saçma bir soru takıldı: “Sinirli’nin eş anlamlısı nedir?”

Kulağa basit geliyor ama o an benim için basit değildi. Sanki kelimenin kendisi bile duygularımı anlamaya çalışıyordu. Öfke mi demeliyim, hiddet mi, yoksa içe dönük bir kırılganlık mı?

Emre ile Aramızdaki Sessizlik

Emre ile çocukluktan beri arkadaşız. Aynı mahallede büyüdük, aynı sokaklarda bisiklet sürdük. Ama büyüdükçe bazı şeyler değişiyor. İnsan aynı kişi kalamıyor.

Bir kafede oturuyorduk. O gün hava biraz sıcaktı, Kayseri’nin yaz güneşi camdan içeri vuruyordu. Emre telefona bakıyordu, ben ise konuşmak için doğru anı arıyordum.

Sonra o an geldi. Belki de olmaması gereken bir anda söyledim:

“Sen hiç kimseyi dinlemiyorsun.”

O da başını kaldırmadan cevap verdi:

“Sen de hep alınıyorsun.”

İşte o cümle… İçimde bir şeyleri kırdı. Bir anda sesim yükseldi. Kafede herkes bize baktı ama umurumda değildi. O an gerçekten sinirliydim. Hatta kelimenin tam karşılığı neyse, onun içindeydim.

Sonra sustuk.

Sessizlik daha ağırdı.

O an yine aynı soruya döndüm içimde: Sinirli’nin eş anlamlısı nedir? Çünkü “sinirli” kelimesi bana yetmiyordu. İçimdeki karmaşayı anlatamıyordu.

Kelimenin Yetmediği Yer

Eve döndüğümde defterimi açtım. Günlük tutmayı hep severdim. Kelimelerle aram iyidir ama bazen kelimeler bile kaçıp gidiyor.

“Bugün Emre ile tartıştık,” diye başladım yazmaya.

Sonra durdum.

“Sinirliydim,” yazdım, sildim.

Tekrar yazdım:

“Öfkeliydim.”

Ama yine olmadı. Çünkü hissettiğim şey sadece öfke değildi. İçinde kırgınlık, hayal kırıklığı ve garip bir özlem vardı.

Defterin kenarına büyük harflerle şunu yazdım:

Sinirli’nin eş anlamlısı nedir?

O an fark ettim ki aslında bir kelime aramıyordum. Kendimi anlamaya çalışıyordum.

Şehir, Sessizlik ve İç Sesim

Kayseri’nin akşamları başka bir duygudur. Gündüzün sertliği yavaşça çekilir ama yerine tamamen huzur gelmez. Bir boşluk kalır.

O boşlukta yürürken Emre’yi düşündüm. Belki de o da aynı boşlukta yürüyordu. Belki de ikimiz de aynı kelimeyi arıyorduk ama farklı yerlerde.

Telefonumu çıkardım, mesaj yazdım ama göndermedim:

“Konuşalım mı?”

Sonra sildim.

Çünkü gurur mu, korku mu bilmiyorum ama bir şey beni tuttu.

İçimde tekrar aynı soru büyüdü: Sinirli’nin eş anlamlısı nedir?

Bu sefer cevabı kelimelerde değil, hislerde aradım.

Bir Kitap Sayfasında Kendimi Bulmak

Okumaya Değer: Senetler kaç yılda zaman aşımına uğrar ?

O gece eski bir kitap açtım. Rastgele bir sayfada şu cümle vardı:

“İnsan bazen en çok sevdiğine sinirlenir.”

Durup kaldım.

Bunu okurken içimde bir şey çözüldü. Belki de Emre’ye kızmamın nedeni onu önemsememdi. Belki de sinir dediğim şey, aslında anlatılamayan bir sevgi biçimiydi.

Yine defterimi açtım.

“Sinirli,” diye yazdım.

Yanına şunları ekledim:

Kırgın

Dolu

Anlaşılmamış

Sessiz çığlık

Ama hiçbiri tam oturmadı.

Tekrar aynı soruyu yazdım: Sinirli’nin eş anlamlısı nedir?

Bu sefer cevap aramayı bırakmadım ama cevabın tek bir kelime olmayabileceğini de hissettim.

Emre’den Gelen Mesaj

Gece yarısına doğru telefon titredi.

“Yarın konuşalım mı?”

Kısa bir mesajdı. Ama içimde büyük bir kapıyı açtı.

O an anladım ki, bazen insanlar susar ama tamamen gitmez. Bazen sadece beklerler. Ben de beklemiştim aslında.

Yatağa uzandım ama uyuyamadım.

Aklımda yine aynı cümle vardı: Sinirli’nin eş anlamlısı nedir?

Bu kez daha farklı düşündüm. Belki de eş anlamlısı yoktu. Belki de bu kelime tek başına yeterli değildi.

Sabahın Getirdiği Netlik

Sabah Emre ile buluşmaya giderken içimde garip bir hafiflik vardı. Artık haklı çıkmak istemiyordum. Sadece anlamak istiyordum.

Parkta oturuyordu. Beni görünce başını kaldırdı. Bir süre konuşmadık.

Sonra o konuştu:

“Dün söylediklerin… biraz ağırdı.”

Başımı salladım.

“Ben de ağır konuştum.”

Sessizlik bu sefer farklıydı. Soğuk değil, yumuşaktı.

O an içimdeki düğüm çözülmeye başladı.

Kelimelerin Yerine Duygular

“Bazen…” dedim, duraksadım, “ne hissettiğimi bile bilmiyorum.”

Emre gülümsedi hafifçe.

“Ben de.”

İşte o an anladım. Belki de mesele doğru kelimeyi bulmak değildi. Belki de hisleri olduğu gibi kabul etmekti.

Yine de içimde o soru tamamen bitmedi: Sinirli’nin eş anlamlısı nedir?

Ama artık bu soru beni yormuyordu.

Kendime Yazdığım Son Not

O günün sonunda defterime şunu yazdım:

Bazı kelimeler tek bir karşılık taşımaz. “Sinirli” dediğim şey bazen kırgınlıktır, bazen anlaşılmamışlık, bazen de çok önemsemektir.

Belki de sinirli’nin eş anlamlısı diye tek bir cevap yoktur.

Belki de insanın kendini anlamaya çalışmasıdır.

Ve ben bunu ilk kez o gün gerçekten hissettim.

Bu yazımızda “Sinirli’nin eş anlamlısı nedir” konusunu tüm detaylarıyla ele aldık. Agaoglugida sayfamızı takip etmeye devam edin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
https://unsur.net https://centaurajans.com.tr https://cagnak.com.tr Sitemap
grand opera bet giriş